pixelarasi.neocities.org nedir?
Bilgisayar oyunlarıyla yakınlaşmam ilk atarimizi (NES) aldığımız zaman, 2000'lerin ilk yıllarında başlıyor. O zaman için sadece akrabalarda gördüğüm oyunlara özendiğimden çılgınlar gibi tüketiyordum; Karaköy'deki kasetçilerden yeni kasetler alıp, bir oyunu bitirmeden diğerine başlayarak geçiriyordum vaktimi.
Sonra bir dönem popüler olan oyunlu VCD oynatıcılar çıktı; daha önce görmediğim bir sürü oyun bir arada, üstelik nedenini (o dönem için) anlayamadığım şekilde daha kolay. Birçok yeni oyunla bu vesileyle tanışmıştım.
Derken bilgisayar geldi eve, yanılmıyorsam 2005 ya da 2006'da, ve oynadığım oyunların şekli büyük ölçüde değişti. Yine o dönem popüler olan CD Oyun, Level gibi dergilerle gelen demolar ve tam sürüm oyunlar ile birçok yeni türü tanıdım. Atari de yavaş yavaş rafa kalktı böylelikle.
Uzunca bir süre bilgisayarımızın kaldırabileceği düşük kaliteli oyunları oynadım. "Hiçbir zaman popüler oyunları kaldırabilecek güçlü bir bilgisayarım olmadı, ama bu durumun bana ne kadar çok şey kattığını tahmin edemezsiniz." derim sık sık. Bu dönemde bir anda İngilizcem gelişmeye başladı, bir sürü foruma üye oldum ve değişik oyun geliştiricilerini takip ettim.
Emulator'ları keşfetmem ile yeniden eski ateri oyunlarına döndüm; daha önce hiç oynamadığım oyunları bambaşka platformlarda tecrübe ettim. Bu arada bilgisayarda oynadığım oyunların nerelerden ilham aldıklarını, her birinin bir diğerine nasıl katkıları olduğunu gördüm.
İnternetin yayılmasıyla oyunlar hakkında daha çok bilgi ve fikre ulaşabilir oldum, ve bugün baktığımda yalnızca oyunlarla ilgili değil, oyun kültürü, tasarımı, algoritmaları, tarihi ve komüniteleri hakkında biraz fazla "geek" hale geldiğimi görüyorum.
Denk geldikçe çevremdekilerle bu konular hakkında laflıyoruz, karşılıklı bilgi alışverişi yapıyoruz ve çokça keyif alıyorum bundan.
pixelarası tam olarak buradan doğan bir proje. Edebiyatla olan ilgimi, mühendislikle gelen sayısal düşünce şeklimi ve beni şekillendirmekte çok büyük katkısı olan oyunları bir araya getirerek, eski(!) internet ortamına bir giriş yapmak istedim.
Burada oyun incelemesi ya da değerlendirmesi yapmayacağım; bunu yapan bir sürü güzel içerik üreticimiz ve platformumuz var zaten.
Burada yapacağımız oyunların yaratıcılarını ve yaratım süreçlerini tanımak, oyunlarda kullanılan ilginç algoritmaları incelemek ve oyun dünyasına etkilerini konuşmak, oyun kültürü ile ilgili araştırmalar sunmak ve bağlantılar kurmak, yer yer oyun müziklerinden bahsetmek ve yaklaşık 25 senedir süregelen oyun oynama sevdamda karşılaştığım ilginç hikayeleri kişisel yorumlarımla birlikte anlatmak olacak.
Arada bir de oyunlardan kopup kendi kendime uğraştığım şeylerden bahsedebilirim diye düşünüyorum.
Burada hem piksellerin arasında kalanlar ile ilgili konuşacağız, hem de sıkıcı gerçek dünyadan uzaklaşıp, piksellere yakınlaştığımız bir ara vereceğiz.
Hoş derseniz, pixelarası'na hoş geldiniz!
Blogun ana fikrinin en kısa hali burasıdır. Oyunların kendilerini değil, oyunlarla "ilgili" olan şeyleri bu kategori altında topluyorum.
Çok uzun yazılar içermeyen, çalışmaya ufak bir "ara" verdiğinizde gelip göz gezdirebileceğiniz bir alan gibi düşünebilirsiniz.
Oyunlarla ilgili kısa notlarımı, gündemi, keşiflerimi ve fikirlerimi paylaştığım ve tartıştığım yazılar bekleyebilirsiniz.
Bu başlıkta özellikle eski (2000'ler de benim için eski arkadaşlar maalesef…) oyunlardan, üzerimdeki etkilerinden ve bu oyunlarla ilgili arkaplanda kalmış hikayelerden bahsedeceğim.
Bol bol NES, SNES, SEGA, N64 oyunuyla birlikte erken dönem PC oyunlarıyla ilgilenenlere hitap edecektir diye düşünüyorum.
Bilgisayar oyunları, gerçek hayattaki çoğu oyun gibi, bir sistemler bütünüdür. İlk dönemlerinden bu zamana kadar geliştirilen tüm oyunlar, bir öncekilerin üzerine koyarak gelmiş ve günümüz oyunlarında çoğunlukla umursanmayan karmaşık algoritmaların bir araya yığıldığı bütünler olmuşlardır.
alt_piksel, bilgisayar oyunlarında sıkça kullanılan algoritmalara, ters-mühendislik ile bu sistemlerin çözümlerine, en çok da oyunların görünmeyen teknik taraflarına odaklanan yazılar içerecek.
Oyunlar pek çok açıdan hayatımızın parçası, ancak bazılarımız için bir parçadan çok daha fazlası.
harita|dışı'nda oyunların kendilerini değil, oyun sınırlarını aşan hikayeleri konuşacağız.
Oyunların yaratım süreçlerinden notlar, geliştiriciler ile ilgili hikayeler, oyun toplulukları ve oyun felsefesi ile kültürü hakkında tek tek ya da seri halinde yazılar bu başlıkta yer bulacak.
Adı üzerinde, oyun müzikleri hakkında konuşacağımız bir başlık burası.
Müziğin oyun içerisindeki rolü çoğumuzun fark ettiğinden çok daha derin; bunu kendi avantajına kullanmayı başaran yaratıcılar çokça mevcut.
Daha çok dikkati hak ettiğini düşündüğüm oyun müzisyenlerine ve hatta bazı oyun müziği cover'larına kadar farklı içeriklere değineceğim bir başlık burası.
Blogun amacından taşmazsak olmaz elbette. Burası oyunlarla doğrudan ilgili olmayan, kendi hobilerimden, havadan sudan bahsedebileceğim bir alan.
Akademik çalışmalarımdan edebi ürünlere, kuş gözleminden günlüklere kadar her şeyi buraya koyabilirim; özetle pek de sizi ilgilendirecek şeyler yok burada :).